3 Mart 2016 Perşembe

Gaziantep'te Okumayı Sevdirme Projesi


Hasan Kalyoncu Üniversitesi (HKÜ) yeni bir kampanya başlatarak, sosyal medya, internet, akıllı cihazlar karşısında, kitap okuma oranının azalmasını engellemek amacıyla, üniversite genelinde kitap okuma saatleri düzenleyerek, okuma oranını arttırmayı hedefliyor.
Kalyoncu Information Academy (KIA) Kulübü ve HKÜ Kütüphanesi işbirliği ile “Okumayı Sevdirme Projesi”başlatıldı. Projenin temel amacının, internetin, cep telefonlarının, bilgisayarların, tabletlerin ve nihayetinde teknolojinin içinde boğulmaya başlayan kişilerin kitap okuma oranını artırmak olduğu bildirildi. Proje kapsamında sadece okuma saatleriyle sınırlı kalınmayarak, Hasan Kalyoncu Üniversitesinde ve Gaziantep’in çeşitli kültürel ortamlarında okuma etkinlikleri ve eğitim seminerleri düzenleneceği, yazar söyleşileri yapılacağı belirtildi. Bu bağlamda projenin ilk etkinliği olan, “Hocam’la Okuyorum” HKÜ Mütercim Asım Kütüphanesinde yapıldı. Etkinlik HKÜ Sınıf Öğretmenliği Bölümü öğrencileri ve Öğretim Görevlileri Neşe Uygun ve Sakine Hakkoymaz’ın düzenlediği kitap okuma saatiyle start aldı. Etkinlik kapsamında öğrenciler hocalarıyla haftanın belli günü ve saatlerinde düzenli olarak HKÜ Kütüphanesinde kitap okuyacaklar. Zamanla diğer bölümleri de kapsayacak olan etkinliğin, sene boyunca sürdürüleceği, il ve il dışı çalışmalarla da büyütüleceği açıklandı. Etkinlik kapsamında açıklama yapan HKÜ Öğretim Görevlisi Sakine Hakkoymaz, “Okumaya, hayat boyu ihtiyacımız var. Günümüzde sosyal medya, internet ortamlarda maalesef ki, en kıymetli hazinemiz olan zaman, çok fazla boşa harcanmaya başlamıştır. Biz Hasan Kalyoncu Üniversitesinde geçirdiğimiz zamanı daha verimli kullanarak öğrencilere; kitap okuma alışkanlığı kazandırma, etkili düşünebilen, yazabilen, düşündüğünü doğru ve açık bir şekilde ifade edebilen, sorgulayan, tartışan, kültürüne ve manevi değerlerine sahip çıkabilen yüksek karakterli bireyler yetiştirilmesine katkı sağlamayı hedefliyoruz. Etkinliğimiz sadece Hasan Kalyoncu Üniversitesi ile sınırlı kalmayacaktır. İl ve ilçe dışı çalışmalarla da birçok yerde bu projeyi geliştirmeyi ve büyütmeyi planlıyoruz” dedi.

2 Mart 2016 Çarşamba

Anne Babalar Dijital Dünya Bağımlılığına Dikkat


Zirve Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Özcan Palavan Dizi filmlerin, sosyal medya ve oyun bağımlılığının çocukların gelişimini olumsuz yönde etkilediğini belirtti.Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan  Palavan, filmlerde işlenen konularla çocukların, yaşının ötesinde duyguları çok önceden duymasına neden olduğuna işaret etti. Palatan, bir takım olumsuz tutumun normal olarak görüldüğü, popüler film karakterlerinin olumsuz örnek oluşturacak davranışların çocuklara şirin geldiğini, bunun, çocukların rollere sempatiyle bakmalarına neden olduğunu söyledi. Hırsızlık, şiddet, zararlı alışkanlıklar, kadına yönelik şiddet, çarpık ilişkilerin, çocuklar tarafından gayet normal davranışlar olarak algılamalarına neden olduğuna işaret eden Yrd. Doç. Dr. Palavan, “Ayrıca şiddet ve korku içerikli film izleyen çocuklar, filmde gördüğü sahnelerin etkisinden aylarca çıkamadıklarını anlatmaktalar. Çocukların ruh sağlığı gelişimlerinde ne kadar olumsuz etkisi olduğu konusunda bilimsel araştırmalar vardır. Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) 2015 yılında kuruma gelen şikayetlerin 11 bin 613 adeti şiddet içerikli yayınlardan dolayı yapıldığını açıkladı. Ortaokulda okuyan ergenlik dönemindeki çocuklar dizi filmdeki karakterlerden etkilenmeleri daha yoğun olmaktadır. Ergenlik dönemi kişilik oluşumunun ve duygusal iniş çıkışların yoğun olduğu dönemdir, bu dönemde çocuk etrafındaki kişilerden kendisine model almakta ve o kişinin davranışlarını kopyalamaktadır. Dizide izlediği karakterle kendini özdeşleştiren, özendiği oyuncunun konuşmalarını esprilerini hayatında kullanan birçok çocuk gözlemliyorum. Bu özdeşleşme anne babaların istemeyeceği bir durumdur’’ diye konuştu.
“ANNE BABALAR İZLENECEK FİLMLERİ SINIRLAMALI’’

Velilere tavsiyelerde bulunan Palavan, anne babaların, özellikle ilkokul ve ergenlik döneminde dizi filmlere karşı çok seçici olmaları gerektiğini söyleyen Palavan konuşmasının devamında, "Kendi beğenileri yönünde takip ettikleri dizilerin çocuğun gelişimine nasıl bir etkisi olacağı konusunda şüpheci olmaları gerekmektedir. Bu sadece bir film diye düşünülmemelidir. Haftada üç beş dizi takip eden bir aile, evde çocuğuyla birlikte istenmeyen birçok sahneyi görmektedir. Anne babalar izlenecek filmleri sınırlamalı, yaşına uygun olumsuz örnek oluşturmayacak diziler belirlenmelidir. Çocuklarla alternatif, birlikte zaman geçirme yolları bulunmalıdır. Zekâ oyunları, kitap okuma vb. etkinlikler belirlenerek çocukların sosyal ve psikolojik gelişimleri desteklenmelidir. Dizi izlenirken iletişim yok denecek kadar azdır. Ve böylelikle zaman, çocuğa hiçbir katkı sağlanmadan tüketilmektedir. Birlikte oynanacak bir zekâ oyunu çocuğun anne babasıyla ilişkilerine ve sosyal duygusal gelişimine son derece fayda sağlayacaktır. Evde televizyonsuz da güzel vakit geçirilebildiğini çocuklarımıza ve kendimize göstermeliyiz” şeklinde ifadelere yer verdi.